• I

    inanır tanrı ve efendiye ki

    düşün bulanışı bilir bir kral. demirden bir ejder cep, bakar saate. kırın gürültüsü ve göldibi renginde bir göğsün okşanması. acemce. 

    II 

    tünüyor menekşeler koyuna. hiç bitmez bir yolun güzünde eskiyen ulaşmak. duvarında kırk başka fotoğraf. lamba, kuru sabun ve askıdaki yaşmak. yıllar ve otobüsler aynı saatta. 

    III 

    tinana’dır bu dağın adı. yalnız bir kez çıkılı ve doruğu ince ayaz. ikibinaltı yılı. patikasında taştan bir evcil dul kadın. öykülüymüş kentte oğulları. karağan kokusu gibi hızla ele geçen yaşam. 

    IV

    sabah kahveye gitti. göğü yağmalayan soyu düşündü. öte surlarda tırmanan kemiğin uykusu. hırıltıyla dumana büyüdü. 

    tapınaklarda duyulan çin ölüm korkusu. 

    gecesini geçirdiği deniz feneri bunu sordu. 

    V

    bir kinin bitimsiz yaprak ağları. bütünbütün uyluyor gidişin yarım ağzı. düş kıtalinde incelen duygu. sırtındaki yalnızlık çıbanı. fışkırıyor çağcıl bir alımın uzayan yelkovanı. 

    VI

    solundu çuhaçiçeğini uzunca paslı bir kapı. ve gerindi açılan doruktan dolan gök. orak ağzında elli iki yıllık bir koku gülüşleriniz. biçimsizliklerin tartıp çıkıldığı avlu. 

  • Ferit Edgü’nün Kaçkınlar’ı, Yüksel Arslan’ın yakın tarihli resimlerini andırıyor. Çağın ruhu, sorunu. Demir (Özlü)’in bunalımı hep daha yapma, sırası gelememiş bir daraltı.

    15.02.2025’te yazılmış bir not.

  • kırlentleri yorulmuş gök ovasında ter suskusu. sonra bir bedava biletleri ki saklı durur kamburlar tiyatrosuna. üç yıllık bir süngüsüz ve yatak hastalıkları. bir şey var biliyor bir rüya, oda. ılık bir güz akşamında bile kaynıyor kanatları.

    bir keski ve ayna. bireştikçe kararıyor organlarım. unutmak o şahin anıyı. bozulmamış bir kilisede mum döküyorlar üstüne. sevgili krallığım gündüşü. kim dönebilir kıyısına yok bir labirent ip.

  • J.K.H’ye. düzünden ve tersinden okunur.

    bir sözlüğün aşınmakla başlaması. yakası ipek bir ikindi ve bileyici güz. gözlerin düşü unutmasına daha erken. ki bulanıyor aşkı mevsim ölülerinden 

    bir hayat yaşamasız. 

    öğle uykusunda, gözü ağzına akmış bir adam. anahtarlarım, sağanağına düşüyor acelesiz. üstlenilmiş günahın çıkarılması. kuyu bir bilinmezlik ve düşen boyun. 

    ölmezotu kurutan bir kraliçeyi düşünmeye başlamak. avlusunda gecenin. 

  • omuzun bayatlayan çürüyüşü artık. hep seyirde iki baş, ihmalkar bir günaha. susuş eski yolları. güneşi okumak mı bütün bellek. tanıdık gelmenin sonsuzluğu. 

    bir ölü etini kaç kez gezdirdim uyanık ve düşte. 

    dönüşmeler kitabından açık bir sayfa yoğrulup oturacak mı boz göğüne. sabaha çıkacak sanrıyı seçmez ki kum. remil dilim, uzağı bir bulantıya belirlemek. ve ansınacak son uykusuzluğun. 

    dağılıyor ovam ilk karanlık süzülüşte.